Bireysel Terapi

ileGülderen Kılıç

Bireysel Terapi

Yetişkin Terapisi 

Kişiyi ve kişinin sorunlarını psikanalitik yaklaşımla değerlendiren, çocukluk çağı yaşantılarının, travmalarının ve de nesne ilişkilerinin (yakın çevre ile ilişkilerin) bugünkü yaşantımızı etkilediğini varsayan yaklaşım olan psikanalitik kuramla değerlendirip, çözümde kişinin; kişiliği, ego (benlik gücü), istek ve ihtiyaçları, sorunun niteliği doğrultusunda farklı terapi yaklaşımlarından (bilişsel-davranışçı terapi, EFT, Aile Dizimi, Psikodram gibi) yararlanılarak uygulanan terapi yaklaşımıdır. Kişinin bugünkü sorununu; bugün nerede, nasıl ve kiminle yaşadığı, çocuklukta bunun nasıl yaşandığı, çocukluk yaşantılarıyla bağlantılarının olup olmadığı, en önemlisi de terapide terapistle nasıl yaşandığı (aktarım-karşı aktarım) üzerine yapılandırılmış terapi yöntemidir. Panik-atak, kaygı bozuklukları, obsesif-compulsif bozukluk ( takıntılar), fobiler; hipokondriya (hastalık hastalığı),Kişilik bozuklukları (borderline, narsistik ve şizoid kişilik bozuklukları), Depresyon ve Yas, Travmalar( fiziksel, cinsel ve duygusal), İş tatmini, motivasyon, kişisel ilişkilerle ilgili çatışmalar gibi sorunlarla çalışılmaktadır.

Ergen Terapisi:

Ergenlik çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir, kişinin bu dönemde sancılar yaşaması muhtemeldir, çoğunlukla da okul, otorite ile krizler, sorumluluklar, içe kapanma ya da aşırı sosyalleşme gibi aşırı uçlara kayan davranış problemleriyle karşılaşırız. Ergen terapiye  ailesi tarafından getirilir, bazen sorunu yorduğundan bunu istekle kabul eder, yardım almaya açıktır, bazen de tepkisel olarak terapiye gelmek istemeyebilir. Ergenin bugünkü ilişkilerinde özellikle de yakın ilişkilerinde neler oluyor bakmak, iletişim sorunlarını çözümünde destek olmak, duygularını fark etmesine, ifade etmesine ve kendini yatıştırabilme becerisini geliştirmesine katkıda bulunmak ergenin terapide ihtiyaçları arasındadır. Kendi bireysel kimliğini oluşturmak ergenin terapisinin temel yapısını oluşturmaktadır, çünkü ergenlik döneminin en önemli meselesi de budur. Ergen bu kimlik oluşumu hafif düzeyde sorunlarla geçirmeye çalışırken bazen bu sorunların şiddeti çok yüksek olabilir (yıkıcı ve suça yönelen davranışlar, madde kullanımı, depresyon ve içe kapanma, intihar ve ya kendine zarar verme davranışları, cinsel tacize maruz kalma, sosyal fobi ya da özgül fobiler, psikotik ataklar gibi) bu gibi durumlarda anne-babaların geciktirmeden ergen için yardım alması gerekmektedir. Ergenin ya da gençlerin  terapisinde, kişiler anne-babaların terapiye karışmasını tercih etmemektedirler, bireyselliklerini terapi aracıyla da kazanmaya çalıştıklarından bu isteklerine saygı duyulmalı, terapist ihtiyaç duyduğunda ve de danışanla hem fikir olduklarından anne-baba da terapi sürecine dahil edilir, bu çağda anne-babanın kişi üzerinde etkisi hala önemli olduğundan anne-babanın değişimi ergenini terapisinin de hızlanmasına, sorunların daha çabuk üstesinden gelinmesini sağlayacaktır.

Yazar hakkında

Gülderen Kılıç administrator

Uzman Psikolog / Psikoterapist