Psikoterapi Öyküleri -B’nin Öyküsü-

ileGülderen Kılıç

Psikoterapi Öyküleri -B’nin Öyküsü-

Odaya girip karşıma oturduğunda  sanki anneannesi veya babaannesini bayram ziyaretine gelmiş bir gençti, resmiyet ve yakınlığı korumak ister gibi. Sevilmeyle beğenilme arasında gidip geliyor, dikkatlice bakınca kaçma, saklanma isteği görülebiliyordu.

Sen doğru olanı yap, ben kendim hallederim, tarifi ver, ben pişiririm der gibiydi. Söylediklerimi oldukça dikkatli dinliyor, çelişki arıyor, hem bulmak hem hiç bulmamak ister gibi kendi çelişkisinde bakışları dalgalanıyordu.

Ben de ise güven duygusu, tanıdıklık duygusu yaratıyordu (karşı aktarımına bak!) Yalnız, genç ve bir o kadar da kendine sahip çıkan hali vardı. Bu ilk izlenim, ilk his çalışmamızdan çok fazla yararlanabileceği, bu çalışmanın ona iyi geleceği ve benim kendi tarafımda ise anlaşılacağım duygusu. İyi bir başlangıçtı bu izlenimler. Terapilerde danışanlar çoğunlukla sizi anlamaz ya da anlamamazlıktan gelir(direnç), tekrar tekrar aynı şey konuşulur, farklı yerlerde, farklı zamanlarda yaşanılanlar arasında bağlantılar kurularak ruhsal farkındalığın olacağını bilmenin sabrıyla denenir, tekrar denenir. Bir yorumun, bir bakışın danışanda yarattığı anlamanın verdiği şaşkınlık, acı, farkındalığın hazzını görmek bu meşakkatli yolun limanıdır, fırtınalı ya da tekinsiz sessizlikteki denizde bir limana ulaşmak gibidir.

Sosyal kaygı yaşadığını, çok rahat olmadığını en çok da başlayıp bıraktıklarını(üniversite, yurt dışı) anlattı, bedenini tutup aralarda gülüşünü kaçırdığı oluyordu, durumu hafifletmek, kendini korumak istiyordu, kimden? Benden, kendinden, anne-babasından belki.

Tedirginliğinin nedeni neydi, neden bacaklarını birleştiriyor, vücudunu içeri doğru kapatıyordu. Penisi kaybolsun istiyordu, pensinden utanıyordu, nedendi? Eşcinsel olduğunu bu arada diye başlayan bir cümleyle söylemiş bir daha bu konuyu açmamıştı.

Sıkılma, sıkıştırıldığı yerde bir süre uyum sağlayıp sonra patlayıp gidiyordu-söylediği- bana bakarken gözlerinde gelip giden yıkabileceklerinden acı duyduğunu görebiliyordum, sanki yardım et seni de parçalamayayım, lütfen sen dayan pisliklerime der gibiydi.

Dayanıyordum, dayanabiliyordu ben ona o bana şaşırıyordu. Şaşkınlığında bana yakın mı uzak mı duracağını bilemiyordu, bense şaşkınlığına bazen uzak bazen yakın duruyordum .

 

 

 

 

 

 

Yazar hakkında

Gülderen Kılıç administrator

Uzman Psikolog / Psikoterapist